Kayserigaz

Ewe
İletişim Anasayfa

Dünya’da Doğalgaz

Dünya’da Doğalgaz

2016 BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu’na göre; birincil enerji kaynaklarındaki tüketim, önemli ölçüde yavaşlayarak 2015’te %1’lik bir büyüme kaydetmiştir. Petrol, küresel enerji tüketiminden %32,9 pay alarak dünyanın başlıca yakıtı olmaya devam etmektedir. Petrol, aynı zamanda, 1999 yılından bu yana ilk defa pazar payını artırmıştır. Diğer taraftan, global ölçekte, doğal gaz tüketimi %1,7’lik büyüme ile birincil enerji tüketiminin %23,8’ini karşılamıştır.
Ekonomik gelişme ve nüfus artışı, küresel ölçekte artmakta olan enerji talebinin temel güçleridir. Diğer taraftan, küresel enerji tüketimindeki büyümede, gelişmekte olan ekonomilerin ağırlığının devam ettiği izlenmektedir. Birincil enerji kaynakları tüketiminde petrol ilk sıradadır ve kömürün payı yavaş da olsa azalmaktadır. Doğalgaz ve yenilenebilir enerjinin payları ise yükselmektedir.
Kaya gazı devrimi ile petrol ve doğal gaz kaynaklarının kullanımı artarken, teknolojideki gelişmeler yenilenebilir enerji maliyetlerinde düşmeyi desteklemiş ve buna bağlı olarak yenilebilir enerjinin payında artış yaşanmıştır.
LNG’de beklenen büyüme 2016’da başlamıştır. Avrupa doğal gaz piyasasında talebin artması ve doğal gaz üretimindeki azalmayla ithalatta artış gözlenmiştir.

Kömür Tüketiminde Düşüş

Global kömür tüketimi 2016 yılında %1,7 düşmüş, global birincil enerji tüketimindeki payı %28,1 olmuştur. Çin, kömür tüketiminde %50,6 payla liderliğini sürdürürken, %-1,6’lık büyüme oranı, 10 yıllık büyüme ortalaması olan %3,7’nin altında kalmıştır. 2017 BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu’na göre; birincil enerji kaynaklarındaki tüketim, ciddi ölçüde yavaşlayarak 2016’da sadece %1’lik büyüme kaydetmiştir. Petrol, küresel enerji tüketiminin %33,2’si ile dünyanın başlıca yakıtı olarak yerini korurken, doğal gaz tüketimi %1,5’lik büyüme ile birincil enerji tüketiminin %24,1’ini karşılamıştır.
Avustralya’nın doğal gaz üretimindeki %25,2’lik büyüme ve LNG ithalat ve ihracatındaki %6,2’lik artışın da etkisiyle doğal gaz ticareti 2016 yılında %4,8 büyümüştür.
Global kömür tüketimi 2016 yılında %1,7 düşmüş, global birincil enerji tüketimindeki payı %28,1 olmuştur. Çin, kömür tüketiminde %50,6 payla liderliğini sürdürürken, %-1,6’lık büyüme oranı, 10 yıllık büyüme ortalaması olan %3,7’nin altında kalmıştır.
Yenilenebilir enerjinin birincil enerji kaynakları içerisindeki payı ise %0,5 artarak %10’a ulaşmıştır. Nükleer enerji, Çin’de hayata geçirilen yatırımlar nedeniyle 2016 yılında %1,5 büyümüş ve global birincil enerji tüketiminin %4,4’ünü oluşturmuştur.

Birincil Enerji Tüketiminde Küresel Görünüm

Çin, birincil enerji kaynakları tüketimi 2016 yılında %1,3 artmıştır. Çin, aldığı pay ile global birincil enerji tüketiminin %23’ünü gerçekleştirmiştir.
Aynı dönemde, Amerika ve Japonya’da birincil enerji tüketimi %0,4, düşerken; Ortadoğu’da %2,1, Avrupa ve Avrasya genelinde ise %0,4 oranında artış göstermiştir.
Çin, hidroelektrik enerji üretiminde %4’lük artış göstererek dünyanın en büyük hidroelektrik üreticisi olurken aynı zamanda %71,5’lik büyüme ile Almanya ve ABD’yi geride bırakarak dünyanın en büyük güneş enerjisi üreticisi konumuna da gelmiştir. Enerji tüketimindeki büyüme Amerika ve Avrupa’da 10 yıllık ortalamanın altında kalırken, Ortadoğu ve Uzakdoğu 10 yıllık ortalama olan yıllık %1,8 büyüme hızının üzerinde gerçekleşmiştir.
2016 yılında, küresel doğal gaz üretimi %0,3 ile 10 yıllık ortalama olan %2,5’in altında büyürken ABD’de %2,6 Norveç’te %0,7 azaldı. İran’da %6,6, Irak’ta ise %12,6 artış gösterdi. Avrupa Birliği’nde en yüksek düşüş %14,8 ile İtalya’da gerçekleşti. Rusya’nın doğal gaz üretimi ise 2016 yılında 2015 yılına kıyasla %0,5 oranında arttı. Avustralya’da doğal gaz üretimi 10 yıllık ortalama olan yıllık %7 ortalamanın çok üzerinde gerçekleşirken %25,2 oranında artış sağladı. Aynı dönemde Ortadoğu’da üretim %3,3 ve Uzakdoğu’da %2,9 ile 10 yıllık ortalamalarının altında kaldı.
Küresel doğal gaz ticareti 2016 yılında %4,8 artmıştır. Global LNG ticaretindeki büyüme ise %6,2 olmuştur.
LNG ticaretindeki bu büyüme Mısır, Pakistan ve Polonya’nın büyüyen LNG piyasasına girmesine neden olmuştur. LNG ticaretinin doğal gaz ticareti içerisindeki payı ise %32 olarak gerçekleşmiştir.
BP 2018 Enerji Görünümü Raporu’na göre; 2040 yılına doğru global LNG arzının iki katına çıkması beklenmektedir bu büyümenin %40’ının ise önümüzdeki beş yılda gerçekleşmesi öngörülmektedir. LNG’deki bu artışın büyük kısmının ABD ve Katar’dan gelmesi beklenmektedir.
Gelecekte, LNG piyasasının gelişimine paralel olarak, uzun vadeli boru hattı gazı kontratlarının yerini spot LNG endeksli fiyatlara bırakması beklenmektedir.
Talep tarafında 2040 yılına doğru öngörülen %47’lik artışın endüstri ve elektrik üretiminde doğal gazın payını arttıran Çin ve Orta Doğu liderliğinde gelişeceği düşünülmektedir.
Sektörel bazda yaşanan en hızlı talep artışının ise kamyon taşımacılığı ve deniz taşımacılığında doğal gaz kullanımının artmasıyla desteklenen ulaşım sektöründe gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu büyümeyle ulaşımın doğal gaz tüketimindeki payının 2016’daki %2’den 2040’ta %5’e çıkması öngörülmektedir.
2017 BP Dünya Enerji İstatistikleri Raporu’na göre; Amerika’da petrol üretiminde 2008 yılından bu yana ilk defa düşüş yaşanırken 2016 yılına göre üretim %4,2 oranında azalmıştır.
Dünya petrol üretimi %0,5 artış ile 10 yıllık ortalama olan yıllık %1 büyümenin altında kalmıştır. Kısıtlı büyümenin %2,2’si Rusya, %5,8’i Ortadoğu ve %2,9’u Suudi Arabistan’dan gelmiş; bu bölgelerde

Doğal Gazda Büyüme

BP 2018 Enerji Görünümü Raporu’na göre 2016-2040 yılları arasında konvansiyonel gaz üretimi artışının büyük ölçüde Amerika, İran ve Katar’dan gelmesi beklenmektedir. Gerçekleşen bu büyümeyle Amerika’nın doğal gaz üretiminde Rusya ve Ortadoğu’yu geçerek %25 pay ile liderliğe oturması öngörülmektedir.
Avrupa’da doğal gaz üretiminin yılda %2,8 oranında düşmesi beklenmektedir. Bunun nedeni mevcut doğal gaz sahalarının olgunluk dönemine girmiş olması ve yeni kaynakların eksikliğidir. Bu durum, Avrupa’nın 2016 yılında %50 mertebesinde olan ithal doğal gaz oranının 2040’larda %80’lere çıkmasına neden olacaktır.
Uluslararası Enerji Ajansı ise önümüzdeki 20 yıl içerisinde fiyatın arz ve talep dengesiyle belirlendiği entegre ve global bir doğal gaz piyasası öngörmektedir. Fiyatların bölgesel değişimindeki en büyük etkenin de doğalgazın transfer edilmesinden oluşan maliyetin olacağı tahmin edilmektedir.